
Hareketli bir haftaya giriş yaptık. Bu hafta gündemimizde ve etrafımızdaki genelin bize yansıması duygusal ve bedensel ihtiyaçların ön plana çıkması bir diğer yandan da düşüncelerimizi ifade etme konusunda yaşayabileceğimiz zorluklar. Bundan dolayı birisine “anlamıyorsun” demeden önce kendimizi ne kadar iyi anlattığımızı bir kez daha gözden geçirelim. Belki de biz anlatamıyoruzdur. Aynı şekilde biz de karşımızdaki insanı anlamakta zorluk çekiyorsak gerilim yaratmadan ortada buluşmayı deneyelim derim ben gökyüzünün söylediklerine göre. Bu enerjiler haftanın genelinde serpilmiş durumda ve bizleri arada bir dürtecek, o yüzden de biraz daha bilinçli yaklaşımlar bizlere iyi gelecektir. Her zaman söylediğim gibi bir kez daha hatırlatmak isterim bu etkileri hepimiz alıyoruz ve genel bir davranış modeli gibi yansıma veriyor, ancak transitlerin yani geçişlerin adından da anlayacağımız gibi geçicidir. Açıya yaklaşıyorken etkisi artar, sonra uzaklaşmaya başladıkça da etkisi azalmaya başlar ve bizler bunu etrafımızda hissederiz. Bu yüzden şu hatırlatmayı her zaman yapıyorum: her ne olursa olsun hiçbir şey kalıcı değildir. Bize bir ders getiriyorsa ardından mutlaka bir hediyesi de vardır. Biz hediyeyi unutuyoruz. Hediyemizi hatırlayalım ve onu istemeyi de unutmayalım.
Haftanın günlerine geçmeden önce bir şeyi bir kez daha sizlerle paylaşmak isterim. Evrende mutlak iyi veya mutlak kötü yoktur. Her şey kusursuz bir denge içinde işler. Kötü gezegen yoktur, iyi gezegen de yoktur. Her biri üzerine düşen görevi yapar, taraf tutmazlar, kişi seçmezler, ayrım yapmaksızın görevlerini yerine getirirler. O yüzden içinizi de ferah tutun, yolunuza bir zorluk çıkıyorsa bu zorluğu aşacağınız yolu da gösteriyorlar, ancak biz o kısmını da atlıyoruz, kodlamamız gereği çünkü olumsuza ve zorluğa odaklı kalmış oluyoruz. Bir yol gibi düşünün, her zaman her koşulda o yol bir yere çıkıyor. Yolun zorluğuna değil yolun sonunda nereye varacağınızı hayal edebilir misiniz? Bazen hiç beklemediğimiz güzellikler bizi bekliyor. Şimdi derin bir nefes alalım ve bu haftanın yolculuğuna kısaca bir göz atalım.
14 Eylül Pazartesi, güne uyandığımızda hangi konuya çözüm arıyorsak bununla ilgili çözüm adeta bir şimşek gibi gözümüzü açtığımız an zihnimizde parlayabilir. Bu Merkür Uranüs uyumlu açısının etkisini verimli kullanmamızı dilerim. Gün içinde ve hafta boyunca bence çok işimize yarayacak. Sabahın ilk saatlerinde Ay Akrep Burcuna giriş yapıyor, bu yüzden herhangi bir şeyi planlarken serin kanlı olmaya özen göstermeliyiz çünkü Ay burada her şeyi ihtirasın merkezine koyuyor ve ihtirasla hareket etmemiz için bizi biraz zorluyor. İlginç olan şu ki, bunun için tüm mazeret ve bahaneleri temellendirilmiş motivasyonumuz haline getirebiliriz. Bu bir tuzak ve bu tuzağa düşmemek için dediğim gibi biraz serin ve dikkatli yaklaşımlar yerinde olur. Özel ilişkilerimizde de biraz daha dikkatli olalım ve çekimser olma hakkımızı kullanalım. Günün ilerleyen saatlerinde Ay burada ilk temasını birkaç gün önce Akrep Burcuna giren Venüs ile yapacaktır. Bu temasın dikkat etmemiz gereken yönü az önce Ay Akrep etkisi ile özel ilişkilerimizde söylediklerimi tetikleyecek. Burada dikkatli ve özenli olmalıyız. Hatırlayalım bu bir transittir ve etkisi kısa sürer. Bunun haricinde Ay Venüs birbirlerini zaten severler, bunu da bizlere hissettirecekler. Etrafımızdakilerin daha iyi niyetli, daha anlayışlı ve hoşgörülü olduklarını fark edebiliriz. Bu yüzden gerek özel gerekse sosyal yaşamımızda düzeltilmesi gereken bir durum var ise bu etkiyi kullanabiliriz ve sonuç alabiliriz. Bununla birlikte içsel bir huzursuzluk ve baskı, sebepsiz korkular ve temelsiz, nedensiz şiddet hissedebiliriz. Bu Ay ve Plüton arasındaki gerçekleşen dik açıdan gelen bir etki ve Ay temas ettiği noktadan uzaklaşmaya başlayınca bu etki de yavaş yavaş gücünü kaybedecektir.
15 Eylül Salı, gün geneli çok vurgulu etkiler olmasa da akşamüzeri Ay Jüpiter dik açısı ile etkili hale gelecek olan bir önlenemez ve dizginlenememe enerjisini hissedebiliriz. Duygusallığımız taşkınlık derecelerine ulaşabilir. Her şeyi uçlarda yaşayabiliriz: gereğinden fazla cömert, gereğinden fazla güvenmek, gereğinden fazla duygusal vericilik, hüznü bile abartabiliriz. Bu da hali ile dikkatimizi dağıtabilir, düşürebilir ve çok kolay kandırılabiliriz. İyisi mi önemli konularınızı bu akşam üstü ele almayın, güven söz konusu olan konularınızı vaktiniz varsa bir sonraki güne ertelemeye deneyin. Henüz bu etki tamamen dağılmamışken akşamın ilerleyen saatlerinde Venüs Plüton dik açısı kesinleşiyor. Bu da kendi doğasını yansıtacağı için uçlarda dolaşmalarımız biraz daha devam edebilir. Daha sabırsız ve hoşgörüsüz olabiliriz, eleştirel ve yaralayıcı hava esebilir etrafımızda. En ufak bir yanlış anlaşma büyük bir çekişmeye dönüşebilir. O yüzden bu Salı akşamı için önem verdiğimiz konuları ele almayıp kendimize sakin bir zaman dilimi ayırırsak kendimize büyük bir iyilik yapmış oluruz.
16 Eylül Çarşamba, gelişimimiz için kullanabileceğimiz güzel bir akışla güne başlıyoruz. Neptün Plüton altmışlığı ile dünya daha iyi hale nasıl gelir ideali ile uyanabiliriz, kendi gelişimimiz ve ruhsal evrimimiz üzerine düşüncelerle dolup taşabiliriz, sezgilerimizin yüksek olacağı bir gün gibi görünüyor. İleriye dönük olumlu ve yapıcı düşünceler geliştirebiliriz. Hemen ardından Ay Mars ile olumlu açısını gerçekleştiriyor ve bize yapmak istediklerimiz için içsel güç ve enerji akışını hissedebiliriz. Uyanır uyanmaz kendimizi daha aktif, daha atik olduğumuzu ve hemen harekete geçmek istediğimizi fark edebiliriz. Buna Güneş’in de katkısını eklediğimizde bu atiklik ve harekete geçme isteği daha da belirgin hissedilecek. Halletmemiz gereken işler için Çarşamba gününü güzel akışlarını kullanalım. Akşam saatlerinde Ay Yay burcuna giriş yapıyor.
17 Eylül Perşembe, sabahın erken saatlerinde Ay Uranüs karşıtlığı kesinlik kazandığı için güne biraz aşırı hassas başlayabiliriz. Ruh halimizde ani değişimler ve kontrol edemediğimiz tepkilerimiz olduğunu fark edebiliriz. Aşırıya kaçmamaya ve sıradan günlük davranış biçimimize odaklı kalmaya çalışalım. Duygusal tepkilerimiz bizim kontrolümüz altında olsun, onlar bizi yönetmesin. Ay Uranüs’ten uzaklaştıkça etkinin gücü de azalmaya başladığını fark edeceğiz. Akşam saatlerinde sırası ile önce Merkür daha sonra ise Satürn ile uyumlu ve olumlu açısını gerçekleştirecek Ay. İletişim güçleniyor ve daha fazlası akmaya başlıyor. Fiziksel ve zihinsel hareketlilik söz konusu. Bunlar da yine iletişim ve her kimle iletişime geçmek istiyorsak o yönlerde olumlu çalışacak ve bizlere olumlu sonuçlar getirebilir. Merkür ile ilgili işlerde fırsat ve başarıların yolunu açabilir. Ardından Satürn ile olumlu açısı ise bizlere işlerimizi sakin, sabırlı ve serinkanlı bir şekilde sonuçlandırabileceğimizi gösteriyor. Günün ilk saatlerinde çalkalanan duygusal tepki merkezimizin sakinleştiğini ve duygusal dayanıklılığımızın yeniden yerine yerleştiğini fark edebiliriz.
18 Eylül Cuma, Ay Jüpiter uyumlu açısı ile güne başlıyoruz ve bu güzel akış bütün günümüze olmasa da en azından öğlene kadar etkisini sürdürecek. Dolayısı ile günün öğlen saatlerine kadar bu güzel akıştan faydalanalım. Yeni bir şey başlatmak istiyorsak, projemiz için faydalı olacak insanları yanımıza çekmek istiyorsak bu saatleri kullanabiliriz. Öğlen saatlerinde Merkür Satürn karşıt açısının kesinleşmesiyle ruh halimizi düşük hissedebiliriz, canımızın herhangi bir şey yapmak istememesi de cabası olacak. Biraz endişeli ve huzursuz olduğumuzu fark edebiliriz. O yüzden eğer önem verdiğimiz bir konuşma ya da iletişim planımız varsa ya bu işi günün öğlen saatlerine kadar yapmaya çalışalım ya da imkânımız varsa biraz erteleyelim. Günün bitmeden hemen önce, gece yarısına dakikalar kala Ay Güneş dik açısı kesinleşiyor ve bu da bizim dikkatimizi çekiyor. Ay ilk dördün fazına girmiş olduğunu da anlıyoruz böylece. Bu etkide yine duygusal dayanıksızlığımızı fark edebiliriz, içsel endişeler ve tortuları yeniden kendini hissettirebilir. İçsel durumumuzu ve ruhumuzu dengede tutmaya çalışalım, dinlendirici müzik veya yapmaktan hoşlandığımız bir uğraş ile bu etkinin süresini geçirmeye çalışalım. Duygusal açıdan tahrik edilebiliriz, bu tuzağa düşmeyelim kendimizi koruyalım. Erkekler kadınlar ve çocuklarla ilgili sorunlar yaşayabilir. Bu yüzden dediğim gibi dengede ve kendi merkezimize odaklı kalmaya çaba sarf edelim. Ay buradan uzaklaşmaya başlaması ile bu etkiler de azalmaya başlayacaktır.
19 Eylül Cumartesi, Satürn’ün yönettiği gün. Nedense Satürn bunu hatırlatmamı istedi ve ben bunu size buradan yazdım. Gün genel olarak olumlu akışlara sahip. Duygusal şifa akışları da Chiron ile olumlu açısından bize gelecek, bu enerjiyi kullanalım. Günün erken saatlerinde Ay Oğlak Burcuna giriş yapıyor. Dolayısı ile genel olarak duygusal tepkilerimizin kendiliğinden geri çekildiğini, daha sakin, hatta soğuk ve mesafeli göründüğümüzü fark edebiliriz. Ancak bu iyi bir şeydir ve bu iki buçuk günü iyi değerlendirelim. Sakinlik ve soğukkanlılık, kontrol edilen duygusal tepkiler gerektiren işlerimizi halletmek için bu iki buçuk günü kullanabiliriz. Burada Ay’ın ilk teması Koç Burcunda yolculuğunu sürdüren Neptün ile olacak. Bu biraz zorlayıcı bir açı, ancak bizler buradan da geçebiliriz. Günün ikinci yarısında kesinleşen bu açı ile gerçekçi bakış açımızda bir eğretilik meydana gelebilir ve biz her şeyi iyimserliğin penceresinden görmeye başlayabiliriz. Ama gerçeklik öyle değil. Daha sonra acı bir uyanmaya düşmemek için cumartesi günün ikinci yarısında bilinçli bir şekilde gerçekçiliğimizi koruyalım, ayaklarımızın sürekli sağlam zemine bastığını ve ayaklarımızın altındaki Toprak Anamızı hissettiğimizi kendimize hatırlatalım. Neyse ki günün akşam saatlerinde Venüs bütün iyimserliği ile yardıma yetişiyor. Ay Venüs uyumlu açısı birden bütün o aldatıcı tuzağın perdesini kaldırıyor ve gerçek anlamda iyi niyetler, hoşgörü ve anlayışlı insanları ayırt edebiliyoruz.
20 Eylül Pazar, gün bizi biraz zorlayabilir. Sabah erken saatlerinde Ay Satürn kesinleşmiş karesi ile güne başlıyoruz. Sanki gece hiç uyumamışız ve tersimizden kalkmışız hissine bir de içsel karamsarlık ve bastırılmış duygularımız kendini belli edecek. Hatırlatmamı yapmak isterim, transitlerin etkileri geneldir yani herkese aynı etkiyi verdiğini siz de hatırlayın ve dolayısı ile etrafınızdaki insanların da bu şekilde etkilendiğini bilinçli bir şekilde göz önünde bulundurabilirseniz, bu etkiyi daha verimli geçebilirsiniz. Gün içinde olumlu bakış açımızı ne besliyorsa o uğraşlara yönelelim. Duygusal dayanıklılığımızı koruyalım ve kışkırtmalara dikkatimi vermeyelim. Öğleden sonra ise Ay Merkür dik açısı kesinleşiyor. Bu da bize iletişim konusunda biraz sorun yaratabilir. Konuşmalarımız yanlış anlaşılabilir, kendimizi doğru ifade etmekten uzaklaşabiliriz. Karamsar ve karışık olan duygularımızdan yola çıkarak söylediklerimiz amacından uzak bir şekilde anlaşılabilir. Aynı şey bizim için de geçerli, karşımızdaki insan kendisini ifade edemeyebilir. Alınganlık ve kırgınlıklar oluşabilir. O yüzden önem verdiğiniz kişilerle herhangi bir konuşma planınız var ise bu durumu göz önünde bulundurarak biraz erteleyebilirsiniz.
Hepimize güzel bir hafta olması dileği ile,
Umut, ışık ve esenlikle,
Mukaddes Deniz
ASA
Hizmetler, blog yazıları ve öngörüler arasında arayın.